Hareketi ölç · gelişimi izle
Sürat Kuvvet Denge Koordinasyon Gelişim

Snowboard sohbetinde koordinasyon ne anlama geliyor?

Karlı alanda renkli ışıklı koniler ve direkler arasında snowboardlar üzerinde iki çocuk; sağda ayakta yetişkin

Genel sağlık bilgisi: snowboard koordinasyon sözcüğü bu yazıda konuşmanın bağlamını sormak için kullanılır; yanıt hızı, beceri veya kişisel uygunluk değerlendirmesi değildir. Aile örnekleri kurmacadır, denenmiş işlemler olarak sunulmaz.

Bir snowboard kulübü görüşmesinde “Koordinasyon” denildiğinde aile, bu sözün kime ve neye ilişkin olduğunu merak edebilir. Görüşmeyi düzenleyen kişilerin iletişimi mi konuşuluyor, aynı kelimenin farklı kişilerce kullanılması mı, yoksa başka bir konu mu? Kelimeyi duymak, anlamı kararlaştırmaya yetmez. Bu yazı ortak bir sözün nasıl duyulduğunu ve muhatabının nasıl sorulabileceğini ele alır. Çocuğun ne kadar çabuk cevap verdiği üzerinden bir sonuç çıkarmaz; konuşma düzenini sportif özellik diye değerlendirmez.

Kapak görseli hakkında: Işıklı koniler arasındaki görüntü önerilen koordinasyon veya reaksiyon parkuru, standart test veya güvenli uygulama örneği değildir. Görüntüden çocukların yaşı veya yetişkinin mesleki yeterliliği doğrulanamaz; görüntü evde hareket uygulama talimatı değildir.

YETVİS aile soru şeması: Koordinasyon sözüne bir soru
YETVİS tarafından hazırlanmış kavramsal aile soru şeması; teknik hareket tarifi, sağlık veya kurum onayı değildir.

Kelimenin öznesi çocuk mu, yetişkinlerin iletişimi mi?

“Koordinasyonu konuşalım” cümlesinde özne açık değilse, aile bunu çocuğa yönelik bir değerlendirme sanabilir. Oysa cümle, görüşmeyi yürüten yetişkinlerin kendi iletişimi için de kullanılmış olabilir. Hangi anlamın geçerli olduğunu konuşan kişi açıklamalıdır. Aile “Bu cümlede koordinasyon sözü kimin ne yaptığına ilişkin?” diye sorabilir. Böyle bir soru kelimeyi reddetmez; belirsiz özneyi açar. Çocuğun yanında geçen her genel sözün çocuk hakkında olduğu varsayılmadığında, yetişkinlerin kendi sorumlulukları onun üzerine taşınmamış olur.

Örneğin iki görevli aileye ayrı açıklamalar yapmış olabilir. Anne “Sizin aranızdaki bilgi paylaşımını mı soruyoruz, çocuğumla ilgili bir şey mi söylüyorsunuz?” diyebilir. Yanıt yetişkin iletişimiyle ilgiliyse, çocuk bundan kendisine yönelmiş bir görev çıkarmak zorunda değildir. Yanıt başka bir konuya ilişkinse, aile o konunun ayrıca açıklanmasını isteyebilir. Bir kelimenin muhatabı belli olmadan, çocuğun olumlu veya olumsuz bir özelliği olduğu düşüncesine bağlanması burada desteklenmiyor. Belirsiz söz, açık bir değerlendirme yerine geçmez.

Bir sorunun içinde “Sizin” kelimesi geçiyorsa, kimlere seslenildiği de belirsiz kalabilir. Aileye birlikte yöneltilen bir söz, çocuk tarafından yalnız kendisine söylenmiş gibi duyulabilir. “Bu soruyla aileye mi, bana mı sesleniyorsunuz?” diye sormak, cümlenin muhatabını açar. Yetişkin yanıtı çocuk adına üstlenmeden önce kendi anladığını belirtebilir. Birden çok kişiye seslenilmesi herkesin aynı cevabı vermesini gerektirmez. Buradaki konuşma, ortak bir sözcüğün kimleri kapsadığını sorgular; herhangi bir yanıtın daha iyi olduğunu ileri sürmez.

Aynı kelimeyi kullanmakla aynı açıklamayı yapmak farklıdır

FIS’in genel eğitim açıklaması, sporcu, antrenör ve görevli rollerine seslenirken saygı ve sürekli öğrenmeye kurumsal çerçevede yer verir.

Bu genel kurum çerçevesi, bir kulüpte farklı kişilerin aynı kelimeyi aynı anlamda kullandığını göstermez. Aile bir sözü iki kişiden duyduysa, “Bu iki açıklamada aynı konu mu kastediliyor?” diye sorabilir. Sözün tekrar edilmesi anlaşma kanıtı değildir. Farklı roller, aynı görüşmede farklı sorulara cevap veriyor olabilir. Aile bir görev adından bütün konuşmanın eşgüdümlü yürütüldüğü sonucunu çıkarmaz; yalnız duyduğu açıklamaların hangi noktada birbirine bağlandığını öğrenmek isteyebilir.

Bu sahne görevlinin belirli bir cevap vereceğini veya görüşmenin nasıl sonuçlanacağını bildirmez. Çocuğun farkı dile getirmesi de yanıt yeteneği olarak puanlanmaz. Konu, iki cümlenin anlamıdır. Muhatabın rolü açık değilse, ilk görüşmedeki kulüp görevlerini sorgulayan yazı bu noktayı ayrı inceler. Aile bir açıklamanın sahibini öğrenebilir; fakat tek bir kişinin cümlesini diğer kişilerin görüşü diye genellemek zorunda değildir.

Çocuğun yanıtını yetişkinin beklediği hızla okumamak

Bir yetişkin çocuğa soru yöneltip hemen cevap bekleyebilir. Cevap gelmeyince aile “Koordinasyon konusu ona zor geldi” gibi bir yorum yapabilir. Burada bu yorum için bir değerlendirme yapılmış değildir. Çocuk ne demek istediğini arıyor olabilir, soruyu kendi konusu saymıyor olabilir veya konuşmak istemiyor olabilir; bunlardan hangisi olduğu tahminle belirlenmez. Aile duyduğu şeyi daha sınırlı söyleyebilir: “Şu anda cevap vermedi.” Bu gözlem, nedenini veya gelecekteki davranışını kendiliğinden açıklamaz.

Somut bir aile sorusu “Bu soruya şimdi cevap vermek istiyor musun, yoksa benim neyi sorduğumu açıklamamı mı istersin?” olabilir. Çocuğun tercihi belli bir sonuca ulaşacak yöntem olarak sunulmuyor. Yanıt vermemesi de yeni bir değerlendirme konusu yapılmıyor. Yetişkin kendi bekleyişini fark edebilir: “Ben konuşmayı hemen tamamlamak istiyordum.” Böylece yetişkinin acele etme isteği, çocuğun eksikliği gibi anlatılmaz. Sohbetin temposu üzerine konuşmak, yanıt süresini ölçme veya karşılaştırma önerisi değildir.

Ortak sözü duymak, onu onaylamak anlamına gelmez

Aile bir cümleyi tekrar etmiş olabilir. Bu tekrar, karşısındaki kişiye anladığını göstermek için yapılmış olsa bile, söylenen konuda uzlaşı bulunduğu anlamına gelmeyebilir. “Duyduğumuz kelimeyi tekrar ediyoruz; anlamını henüz kararlaştırmadık” açıklaması bu farkı ortaya koyar. Çocuk da yetişkinin kullandığı sözü söyleyebilir, fakat sözü kendi düşüncesi olarak seçmemiş olabilir. Aile çocuğun tekrarından onay sonucu çıkarmadan, kelimenin onun için neyi anlattığını sormak isteyebilir.

NSPCC’nin genel dinleme açıklaması, çocuğun kendi sözlerini duyma ve yetişkinin sakin yaklaşımını koruma konularına özellikle yer verir.

Bu kaynak cümlesi, her aile sohbetinin sonuçlarını doğrulayan bir kanıt değildir. Buradaki editoryal ayrım, yetişkinin kullandığı söz ile çocuğun seçtiği anlamın birbirine karıştırılmamasıdır. Çocuk “Ben aynı kelimeyi söyledim ama aynı şeyi düşünmedim” diyebilir. Aile bu cümleyi açıklamak için hemen kendi yorumunu eklemeyebilir. Çocuğun sözünü yeniden duyma seçeneği vardır; kendisinden mutlaka bir açıklama vermesi istenmez. Ortak kelime, ortak kararın yerini alan bir işaret gibi kullanılmaz.

Çelişen açıklamaların yükünü çocuğa bırakmamak

İki yetişkinin açıklamaları farklıysa, çocuktan hangisinin doğru olduğunu seçmesi beklenebilir. Oysa açıklamanın tutarlılığı yetişkinler arasında konuşulması gereken ayrı bir konudur. Aile “Bu farkı sizden anlamak istiyoruz; çocuğumuzdan aranızdaki açıklamayı çözmesini istemiyoruz” diyebilir. Bu, herkesin her konuda anlaşması gerektiği iddiası değildir. Farkın kime ait olduğunu belirtir. Yetişkinlerin kendi aralarında açık bırakmış olduğu bir soru, çocuğun ne kadar hızlı anlayacağı veya karar vereceği üzerinden kapatılamaz.

Burada çocuğa bir seçim yöntemi öğretilmiyor. Ailenin kendi anlaşmazlığını ona ait bir soru gibi sunması konu ediliyor. Aile “Biz hangi açıklamanın neye ilişkin olduğunu yeniden soracağız” diyebilir. Çocuk kendi merakını ayrıca söylemek isteyebilir. Bu merakın yetişkinler arasındaki farkı çözmesi beklenmez. Konuşmada birden çok açık konu bulunması, çocuğun uyumsuzluğu veya aileyle aynı fikirde olmadığı şeklinde etiketlenmez. Yanıtın sahibi ile sorunun sahibi birbirinden ayırt edilebilir.

İki ayrı soruya tek bir genel yanıt verilmiş de olabilir. Baba görevli iletişimini sorarken çocuk kelimenin anlamını sormuşsa, “Her şey birlikte ilerler” gibi geniş bir cümle iki soruyu da açıklamış sayılmaz. Aile kendi sorusuna hangi bölümün karşılık geldiğini sorabilir. Çocuğun sorusunun yanıtını ise onun adına tamamlamaz. Kurmaca örneğin konusu bilgi ayrımıdır. Genel bir yanıtın ardından soru açık kaldı diye çocuğun kavrayışı hakkında yorum yapılmaz; açıklamanın hangi konuya ilişkin olduğu konuşulur.

Günlük uyum sözcüklerini kişilik hükmüne çevirmemek

“Uyumlu”, “Birlikte” ve “Ortak” sözleri bir sohbetin düzenini anlatabilir. Fakat aile bu sözleri çocuğun kişiliğine taşıdığında, belirli konuşmadan daha geniş bir anlam üretir. “Görüşmede aynı konu üzerinde konuşabildik” demek ile “Her durumda uyumlu bir çocuk” demek aynı değildir. İlk cümlenin konusu bir görüşmedir; ikincisi çocuğun bütün durumlarıdır. Burada bütün durumlara ilişkin bilgi yoktur. Aile kendi cümlesinin neyi tarif ettiğini sorabilir ve kapsamını gerçekten konuşulan şeyle sınırlayabilir.

Bir aile örneğinde çocuk “Denge derken evdeki işleri mi söyledin?” diye sorabilir. Bu soru çocuğun kavramı karıştırdığına ilişkin bir sonuç gerektirmez. Denge kelimesini bağlamına göre ele alan yazı, benzer bir anlam ayrımını konuşur. Aile gündelik benzetmesini hangi anlamda yaptığını açıklayabilir. Benzetmenin sportif bir değerlendirme olduğu ileri sürülmez. Çocuğun bir günlük sözü başka bir konuda duyması, kişilik veya katılım hakkında hükme dönüşmez.

Yeniden konuşulacak konuyu hız hedefi olmadan adlandırmak

Görüşmeden sonra aile açık kalan konuyu “Daha hızlı cevap vermesi gerekiyor” diye özetleyebilir. Bu özet, kelimenin anlamı hakkındaki soruyu çocuğa yönelmiş bir beklentiye dönüştürür. Başka bir özet mümkündür: “Koordinasyon denildiğinde hangi konunun anlatıldığını öğrenemedik.” Bu cümlede bilgi açığının sahibi ailedir. Çocuğa tamamlaması gereken bir görev yüklenmez. Aile hangi açıklamayı yeniden sormak istediğini söyleyebilir; çocuğun da aynı konuyu merak ettiğini varsaymadan kendi sorusuna sahip çıkabilir.

Kelime üzerine soru sürüyorsa, snowboard öğrenme sözlerinin anlamını açan yazı başka bir dil penceresi sunar. Bir konuşmayı daha anlaşılır bulmak, çocuğun sportif özelliğiyle ilgili ölçüm değildir. Buradaki örnek sorular da belirli bir kavrayış, başarı veya davranış değişikliği vaat etmez. Açık kalan bir kelime, yeniden konuşulacak bir konu olarak kalabilir. Bu konunun sonuçlandırılması aile için önemli olabilir; fakat çocuk aynı soruyu seçmek zorunda değildir.

Bir soru yeniden duyulduğunda kelimeler aynı kalsa bile vurgu değişmiş olabilir. Anne ilk konuşmada görevlerin ilişkisini, ikinci konuşmada çocuğun nasıl muhatap alınacağını merak ediyor olabilir. Aile “Aynı sözü kullanıyorum ama şimdi başka bir yönünü soruyorum” diye ayrımı söyleyebilir. Çocuk önceki cevabını tekrar etmeye davet edilmiş gibi hissedebilir; bunun gerçekten istenip istenmediği açıkça konuşulabilir. Sözcüğü tekrarlamak, önceki yanıtın eksik olduğunu göstermez. Ailenin yeni sorusu, çocuğun önceki sözünü değiştirmesini gerektiren bir beklentiye dönüşmez.

Sık sorulan sorular

Koordinasyon sözünü duyunca çocuğun cevabını ölçmek gerekir mi?

Bu yazı böyle bir ölçüm önermez. Önce kelimenin hangi bağlamda kullanıldığı ve kimin neyi kastettiği konuşuluyor. Çocuğun cevap vermesi, beklemesi veya konuşmak istememesi sportif sonuç gibi okunmuyor. Aile kendi açıklama ihtiyacını sorabilir. Konuşmanın süresinden bir çocuk profili veya başarı beklentisi üretilmesi burada desteklenmez.

İki görevli aynı sözcüğü kullanıyorsa aynı görüşte midir?

Aynı sözcüğün geçmesi bunun için yeterli bilgi değildir. Görevliler farklı konuları anlatıyor olabilir; hangi kullanımın hangi soruya karşılık geldiğini kendilerine sormak mümkündür. Bir kurumun genel eğitim sayfası da yerel açıklamaların eşleştiğini göstermez. Ailenin sorusu açıklamaların ilişkisine yöneliktir, kişilerin yetkisine veya çocuğun özelliklerine onay vermez.

Çocuk yetişkinlerin açıklama farkını çözemiyorsa ne düşünmeliyiz?

Yetişkinlerin farklı açıklamalarının çözümü çocuğa ait bir görev değildir. Aile kendi anladığı şeyi söyleyebilir ve diğer açıklamayı muhatabına sorabilir. Çocuğun açıklamalar arasında seçim yapmamasından yetenek, ilgi veya uyum sonucu çıkarılmaz. Onun ayrı bir merakı varsa, yetişkinlerin farkını gidermeye yarayan araç gibi kullanılmadan duyulabilir.

Kaynakça ve ileri okuma

  1. https://www.fis-ski.com/inside-fis/knowledge-center/about
  2. https://learning.nspcc.org.uk/child-abuse-and-neglect/recognising-and-responding-to-abuse